The Grand Budapest Hotel ve Eski Olanın Aydınlığı

0
1790

The Grand Budapest Hotel poster The Grand Budapest Hotel ve Eski Olanın AydınlığıVİZYON TARİHİ: 11 Nisan 2014

TÜR: Macera, Komedi, Dram

SÜRE: 99 dk

YÖNETMEN: Wes Anderson

SENARYO: Stefan Zweig, Wes Anderson, Hugo Guinness

OYUNCULAR: Ralph Fiennes, F. Murray Abraham, Mathieu Amalric

ÜLKE: ABD | Almanya | İngiltere


Eski veya nostalji deyince aklıma o siyah-beyaz görüntülerin  kasveti gelir hep. Sanki o dünyalarda hiçbir renk yoktur. Tabi ki bu teknolojik bir yetersizliğin sonucu ve bu yetersizlik bende böyle bir etki bırakmış. Zaten bıraktığı bu etkiden dolayı da eskiyi oldukça severim. Bu nostalji kasvetine özlem duyanlar bir an olsun o dünyayı renkli hayal edemezler. Çünkü o kasveti veren siyah beyaz ekranın içinde geçen -acı da olsa komik de olsa- olaylardır. Şarlo’yu izlerken bile hafif bir burukluk hissederim. Ben mi çok kasvetli bir adamım, yoksa herkes benim gibi böyle mi hissediyor bu konu da? Bilemiyorum. Dünyanın ne hale geldiğine üzülürüm sadece. Umudum kısa bir anlığına söner ve buruk bir hal alırım.

İşte bu kara bulutlarla çevrili dünyayı The Grand Budapest Hotel’de bambaşka bir şekilde karşımda buldum. Filmin yönetmenliğini her yönetmenden ayrı bir yere koyduğum Wes Anderson üstleniyor. Senaryoda ise ona Hugo Guinness eşlik ediyor. Filmin oyuncu kadrosu o kadar üst düzeyde ki tek tek isim saymaya kalksak baya uzun bir liste olucak. Ama sayalım yine de. Filmin başrolünde Ralph Fiennes harikalar yaratıyor. Ona başrolde Tony Revolori adında genç bir oyuncu eşlik ediyor. 18 yaşında olmasına rağmen rolün üstesinden oldukça başarılı bir biçimde gelmiş. Ayrıca filmde tanınmış ve çok büyük usta oyuncular da yer alıyor. F. Murray Abraham, Edward Norton, Mathieu Amalric, Adrien Brody,Willem Dafoe, Jude Law, Bill Murray gibi oyuncular filmin kalitesine kalite katmış. Ayrıca filmde dekorlar, kostümler, müzikler ve bir çok ayrıntı göze çarpıyor. Bu filmi sırf dekorlar ve müzik için bile izlemelisiniz. Anderson anlatım tarzıyla diğer yönetmenlerden oldukça farklı bir çizgi sergiliyor. Filmde o dönemin hayatını iyi yansıtması açısından çekimlere çok dikkat edilmiş. Simetri ve konu bütünlüğü açısından iş disiplini Wes Anderson için adeta bir imza niteliği taşıyor.

The Grand Budapest Hotel The Grand Budapest Hotel ve Eski Olanın Aydınlığı

Filmin konusu Stefan Zweig’ın notlarından esinlenerek yazılmış. Ne de olsa o da edebiyat tarihinin kara bulutlarla kaplı yazarlarından biri. Wes Anderson Zweig’a yakışır bir biçimde ona büyük bir saygı duruşunda bulunmuş adeta. Film tıpkı bir masal gibi ilerleyip sizi de hikayenin içine çekmekte gecikmiyor. Film günümüzde bir kızın Eski Zubowka Cumhuriyeti’nde Eski Lutz Mezarlığı’nda bir yazarın mezarını ziyaretiyle başlıyor. Oradan yazarın 1985’deki görüntüsüne gidiyoruz. Yazar bize Büyük Budapeşte Oteli kitabının öyküsünü anlatmak için bizi 1968’de oteli ilk ziyaret ettiği güne götürüyor. Otel eski günlerinde değildir artık. Yaşlanmış, müşterisi azalmış ve bir albenisi kalmamıştır. Ardından otelin diğer yalnızlarından farklı olarak derin ve hakiki bir yalnızlık içinde olan otelin sahibi yazarla yediği bir akşam yemeğinde Sıfır Mustafa ile otelin hikayesini öğrenmeye, 1932’ye gidiyoruz. Sıfır Mustafa burada oteli nasıl elde ettiğini ve onu neden müşterilerin azalmasına rağmen kapatmadığını anlatır. Geçmişle inanılmaz ve müthiş bağlantılar kurulmuş.

Öncelikle filmin her yerinden zerafet akıyor. Mr. Gustave’nin zerafeti ve iş disiplini filmin her sahnesine ve çevresindeki her hayata yansımış. Bu enerjiden en çok etkilenen de hiç kuşkusuz Mr. Gustave’nin daha sonra neredeyse sağ kolu olacak olan otelin genç belboyudur. Aralarındaki usta-çırak ilişkisi hayranlık uyandıracak derecede güzel ve anlamlı. İtiraf edeyim böyle usta çırak ilişkilerini hep kıskanırım. Onları da kıskandım. Mr. Gustave ona sadece otelcilik ve belboyluğu öğretmekle kalmaz; hayatı, insanları ve dünyayı en güzel biçimde öğretir. Filmin hikayesi bu örnek alınası usta-çırak ilişkisi üzerinden yürüyor. Bunun dışında gencecik bir aşkı, zengin bir adamın önlenemez hırsını ve Wes Anderson’un Stefan Zweig kaynaklı dünyasını göreceksiniz. Dünyanın daha iyi bir yer olacağına ve umut ışığının sönmediğine inananlardansanız ve intihar eğilimli biriyseniz bu filmi izlemeniz gerekir. Yaşasın karanlıklara bürünmüş aydınlığımız!

Fragman

The Grand Budapest Hotel Filminin Fotoğrafları