The Thin Red Line

0
1695

The Thin Red Line posterVİZYON TARİHİ: 26 Şubat 1999

TÜR: Dram, Savaş

SÜRE: 170 dk

YÖNETMEN: Terrence Malick

SENARYO: James Jones (Roman), Terrence Malick (Uyarlayan)

OYUNCULAR: Jim Caviezel, Sean Penn, Nick Nolte

ÜLKE: ABD


The Thin Red Line 1998 yılında vizyona girmiş ABD yapımı bir savaş filmi. Bu film aynı zamanda 70’li yıllarda çektiği filmlerden sonra sinemaya ara veren yönetmen Terrence Malick’in dönüş filmi niteliğini taşıyor. Film en iyi film dahil yedi dalda Oscar’a aday gösterilmiş, en iyi yönetmen ve en iyi müzik alanında da Oscar almış. II. Dünya Savaşı sırasında Pasifik Cephesi’nde Guadancanal Muharebesi sırasında Japonlara karşı savaşan bir grup Amerikan askerinin yaşadıklarını konu edinen filmin müzikleri ise Hans Zimmer’e ait ve muhteşem. Ayrıca İrlandalı yazar James Jones’un aynı adlı eserinden esinlenilerek yazılan senaryo, kitaba tamamen uygun hazırlanmış. Ayrıca filmin oyuncu kadrosu da oldukça nitelikli. Sean Pean ve Jim Caviezel filme öne çıkan iki oyuncu. Ayrıca Jared Leto, George Clooney ve John Travolta da kısa olsa da filmde ufak bir rol almış ünlü oyuncular.

Öncelikle yönetmen doğanın ufak ayrıntılarını bizlere sunarak onun seyrini anlatmaya çalışmış. Bir baykuş, bir yaprak, bir papağan veya bir yarasa.. Doğa çok güzel bir anlatımla tüm sakinliğiyle filmde yer bulmuş. Filmin ilk kırk dakikası biraz da olsa durağan ilerliyor. Ama sıkılmadan izlerseniz askerlerin savaşa giderken ardında bıraktıklarını ve ruh hallerini çok iyi öğrenebilirsiniz. Yani bu durağanlık filmin karakteriyle alakalı bir durum değil. Askerleri iyi anlamak için bu kısım önemli. Bu film saf aksiyondan, kavgadan ve gürültüden ibaret değil. Filmin bir felsefesi ve anlatmaya çalıştığı bir şey var: Savaş hepimizin rahat koltuklarında oturarak yorumladığı basit bir şey değil.

the thin red line 1024x435

Savaştan bahsederken hepimiz basit bir kavramdan bahsediyoruz. Savaş işte; hepimizin bildiği haliyle ve yaşamadığı haliyle orada duruyor ve olup bitiyor; ardından tarih kitaplarına geçiyor. Bazı savaşlar geçmiyor bile. Ama bu film kelimenin basitliğinin ve tarih kitaplarında anlatılanın ötesinde sizlere savaşı yaşatıyor. Cephedeki askerler gibi korku ve cesaret arasında gidip geliyorsunuz. Arada endişeleniyor, bazen hissizleşiyorsunuz ve bazen karşınızdaki askerleri düşünüyorsunuz. Korku ve cesaret arasında sürekli gelgitler yaşayarak kendileriyle savaşan askerler, yetmiyormuş gibi karşı hatla, kanların ve silahların gölgesinde büyük bir savaş vermek zorunda kalıyor. O anda ise hangi siyasi amaç uğruna savaştıkları dahi akıllarına gelmiyor. Tek arzuları hayatta kalmak. Onun dışında geride bıraktıklarına geri dönmeyi hayal etmekten başka yaptıkları bir şey yok. Savaş askerlerin hayatlarını durağanlaştırıyor ve sıradanlaştırıyor. Çatışmalardan arta kalan zamanlarda da neden bu savaşın içinde olduklarını sorgulama fırsatı buluyorlar. Ölen arkadaşları ve yaşadıkları hissizlik, yaşamayı daha da güç hale getiriyor. Savaşı anlatmak ve sonuna kadar tüm gerçekliğiyle göstermek bu filmin temel amacı. Filmin anlatım tarzından da zaten ilk dakikalardan anlıyorsunuz bunu.

Hayatın büyük bir savaş olduğunu düşünürüm. Yolda, evde, işte, şehrin içinde ve dışında, her yerde ama her yerde büyük bir savaş var. Bu savaşın nedenleri ve sonuçları konusunda hiçbir fikrim yok. Sadece sonsuz bir savaş görüyorum. Hep birlikte ince, kırmızı bir hatta yaşıyoruz ve bu hat dünya var olduğu sürece var olacak, Savaş bittiğinde, her birimiz eve döndüğünde geçmişi çabucak unutacağız. Başka bir dünyada ardımızda bıraktıklarımız için yaşıyoruz. Onlara geri döneceğiz. Bunu anlamak isteyenler bu filmi üşenmeden sıkılmadan izlesinler. Asla pişman olmayacaksınız.

Fragman

The Thin Red Line Filminin Fotoğrafları