Ekşi Elmalar

0
398

Tiyatro sezonunun açılması ile sinemanın papucunu birazcık dama atmanın verdiği suçluluk duygusu ile kendimi sinemaya attım. Yılmaz Erdoğan‘ın bir çok filmini seviyorum, desteklemediğim çoğu yönlerinin aksine kendisini hikaye yönünden başarılı buluyorum. Gerçi Kelebeğin Rüyası filminde ki kırıklığım ile kararsızdım ama asıl önemli olan, her yeniye şans verip tarafsız bakmak değil midir? Vizyondaki iki film arasında gidip gelirken kendimi Ekşi Elmalar filmine bilet almış halde buldum. Tamam, daha fazla konuyu uzatmadan bu müthiş filmi değerlendirmesini -naçizane tavsiyesini yazayım.

Öncelikle bu bir değerlendirme yazısı adı altında olduğu için fazlasıyla spoiler içerecek. Yok ben spoiler yemek istemiyorum, yazıyı hemen kapatıyorum diyecekler için tek cümlem var “BU FİLME HEMEN GİDİN!

Ekşi Elmalar filminin konusu şu şekilde: 1977 yılı Hakkari’den başlayan hayat yolculuğu günümüze Antalya’ya kadar sürüyor. Hakkari’de belediye başkanlığı yapan Aziz Özay, seçim dönemi için çalışmalar yapar fakat belediye başkanlığına seçilmez. Halk tarafından Reis olarak anılan Aziz’in evinin bahçesinde kocaman elma bahçesi ve o bahçede, evde saklanan 3 güzel kızı vardır. Bahar ayında çıktıkları yayla haricinde çarşıya dahi gitmeleri yasak olan, erkeklerle göz teması ve karşılıklı konuşmaları yasak olan bu 3 kızın, annelerinin ve babalarının düşüncelerinin, elmaların yer aldığı etkileyici bir film. Bir yandan dönem filmi havası verirken diğer yandan siyasi, özgürlüğü, hastalığı, fikir ve düşünceleri içeren bu film sizi şaşkına çeviriyor açıkçası. Tabi o dönemlere bakınca, kadınların erkeklerden tamamen ayrı tutulması doğal bir durum olarak görülüyor. Yılmaz Erdoğan‘ın ailesinden -teyzelerinden- yola çıkarak yazıp yönettiği ve başrolünde olduğu bu hikayenin diğer başrollerinde Farah Zeynep Abdullah, Songül Öden, Şükran Ovalı ve Devrim Yakut yer alıyor.

ekşi elmalar kadro  Ekşi Elmalar

Filmin birçok başarılı oyuncusu var gördüğünüz üzere fakat benim gözümde bu filmin starı FARAH ZEYNEP ABDULLAH! Bir rol bu kadar mı çok yakışır bir kadına, bu kadar mı güzel oynanır? Tebrikler! Kendisine Unutursam Fısılda filmindeki rolünde abayı yakmıştım zaten ama bu rolle bir kez daha feth etti beni. Üç kız kardeşin en küçüğü ama en büyük yükü omuzlanan bir genç kadını canlandırıyor Farah. 3 kardeşin arasındaki en akıllı olan ama okula gidemeyen, okumaya ve yazmaya hevesli ama öğrenmeye şansı olmayan, kendinden bir büyük ablasının fotoromanlarında yer alan resimleri ezberleyip hayal dünyasını büyüten, okumasa da olayları anlamaya çalışan bir kız Muazzez. Babası artık belediye başkanlığına seçilmezken ellerinde kalan tek emekli maaş ile geçinmelerinin zorlaşmasıyla evdeki yardımcıları işten çıkarmak zorunda kalan Aziz, karısı Ayda’nın ve hala evlendirmediği kızı Muazzezin üzerine yıkar tüm yükü. Eğer Muazzez evlenip giderse Aziz karısı Ayda’nın üzerine kuma getirmeyi düşünmektedir. Bunu istemeyen ve gönlünde başkası varken, onu beklerken başkasıyla evlenmek istemeyen Muazzez ailesinin yükünü omuzlamaya karar vermiş, annesine evde yardımcı ve daha bilmediği zorlu yolculuğa hazır olmuştur.

Ekşi Elmalar Farah Zeynep Abdullah  Ekşi Elmalar

Ailedeki en şanslı kişi o belki de çünkü zamanında okula o gönderilmiş ve okuma yazmayı öğrenmiş. Eline aldığı fotoromanları okuyup anlayabilen, ablasının aşkına söylemek istediklerini mektuba dökebilen bir kız Safiye. Safiye paragrafın başında söylediğim gibi ailede en şanslı olan olsa da aynı zamanda en şanssız bir kişi. Belediyede ziraat mühendisi olarak çalışan Himmet’e gönlünü kaptıran ama baba engeli ile ona kavuşamayan bir genç kadın Safiye. En sonunda tanımadığı, sevmediği birisiyle evlenmek zorunda kalır ve hayatını onunla geçirmeye başlar. Safiye’nin fotoromanlarının yanı sıra hayalinde tek bir şey vardır. denizi görmek. Himmet’le ne zaman konuşma fırsatı bulsa, Antalya’yı sorup denizi anlattıran Safiye sonunda emeline ulaşır. Alıştığı kocasına söz verdirttirip seneler sonra da olsa Antalya’ya yerleşip, denizine kavuşur. Şükran Ovalı, Safiye karakterini resmen kalbinde yetiştirip büyütmüş ve ekrana, izleyicilere sunmuş. Başarılı oyunculuğunun yanında karakteriyle birleşmesi ve güzelliğiyle izleyicilerden hatrı sayılır bir puan aldığından şüphem yok.

Songül Öden… Söylenecek bir kelime var mı ki? Senelerce verdiği çaba, oyunculuğunun her yeni bir projede daha başarılı hale getiren bu efsane kadın bu filmde Türkan karakteri ile dönemin evlenecek yaşa gelen kız halini komik olarak yansıtmış. Filmin çok üzücü bir hikayesi olduğunu sanıyordum ama o kadar da değilmiş diyebildim. Yani evet üzücü bir hikaye ama komediyi de alıyorsunuz, uzun kahkahalar atabiliyorsunuz. Türkan, boşanmayı düşünürken bile size o esprili kadın halini yansıtıyor. Doğal hali o onun. O sahnede -3 kız kardeşin seneler sonra aynı yatakta tekrar yatıp konuştukları sahne- en hoşuma giden cümle Muazzezin ablasına söylediği cümle oldu: ”Tarihimizde boşanmış ilk insan olacaksın.

Belki bunu söyleyerek büyük bir hata yapacağım fakat söylemeliyim ki Ekşi Elmalar‘da ortanca kardeş evlendirilirken aklıma Mustang filmi geldi. Bir kardeş istediği kişiyle evlenir, ikincisi tanımadığı yabancıyla evlenir, üçüncüsü ya kaçar ya da Muazzez gibi evde kalmanın yolunu bulur. İki eser elbette karşılaştırılamaz ama bir an aklıma gelmedi değil. 🙂

ekşi elmalar filmi Ekşi Elmalar

Reis’in gösterdiği siyaset aşkı veya başta olma hırsı mı diyeceğimi bilemediğim durum ayrı bir karakteristik özellik. Kontrolün hep elinde olmasını istemesi, herkesi, canlı cansız her şeyi onun himayesinde, onun söyledikleriyle olması gerektiğini vurgulayan otoriter bir karakter Reis. Reis’e dair en çok beğendim (desteklemediğim ama etkili olan bir sahne) sahne; bahçesindeki ekşi elma ağaçlarının hepsini aşılayarak tatlı elmaya çevirmesi, aşıya rağmen ekşi kalan bir ağacı ”Reis’e karşı gelmenin cezası budur” deyip kesmesi. O kadar baskıcı olmasına rağmen, Muazzez annesine yardım etmesi sebebiyle ve aslında sadece kendisinin bildiği o bekleme sebebiyle evlenmek istemezken Reis’in Muazzezi evlendirmemesine çok şaşırdım açıkçası. 12 Eylül sonrasında Hakkari’de baş gösteren terör olaylarıyla beraber kızının yanına Antalya’ya göç eden Reis ve ailesinin hayatı tamamen değişiyor. Reis artık eskisi gibi değil, etrafında hükmedeceği kimseler kalmamış ve hastalığın esiri olup her şeyi unutmaya başlar. Antalya’da Muazzezi istemeye gelen görücülere eski anılarını yarım yamalak hatırladığı kadarıyla anlatmaya çalışırken söylediği bir söz beni etkiledi ”Eskileri hatırlıyorum yenileri unuturken.”

Annesinin ölümünün ardından babasıyla yalnız kalan Muazzez bir parkta babasına hayatlarını anlatırken oluşuyor film de. Babasının yaptıkları, onların yaptıkları, hatalar, aşklar, kaçışlar… Babasının bakımı üstlenen ve babası unuttukça daha da yakın olduklarını söyleyen Muazzez aşık olduğu, saçları güzel kokan çocuğu beklemeye devam eder. Tanıştıkları gibi bir elma ağacının yeniden karşılaşmaları çok güzel bir sahneydi. Aşkın en saf ve en sabırlı hali yansıtılmış filme. Klişe gibi gözüken ama hiç öyle olmayan, sabırlı bir bekleyiş, inanç… İkisinin arasındaki aşkın cümleleri ise şöyle: ”Aşk Cesaret İster.” ”Şimdiden başka zaman yoktu.

Ekşi Elmalar hakkında bu kadar bilgi verdikten sonra bana ne dersiniz bilmiyorum. 🙂 Açıkçası yazdıkça yazasım geldi, yazarken yüzümde hep bir tebessüm vardı. Farah Zeynep Abdullah’ın rolünü aklımdan çıkaramıyorum, filmin güzel tadı aklımdan gitmiyor. Çok narin bir film olmuş sanki. Filme gitmeden önce bazı arkadaşların olumsuz yorumlarına denk gelmiştim, iyi ki yine kimseyi dinlemeyip tarafsız gitmişim filme. Güzel bir kadro, güzel bir hikaye. İzlemenizi tavsiye ediyorum, beğenme-beğenmeme zevki size kalmış. 🙂 Filmin kötü yanları yok mu? Var elbette! Bilgisayardan yapılan bazı arka planlar felaket derecede amatör, kötü duruyordu! Ayrıca o peruklara ne demeli? Bu kadar yapmacık, çirkin dururdu. Neyse, yine de filmi izleyin.

Ayrıca filmin müzikleri çok başarılıydı, dinlemek isteyenleri şöyle alalım. ^^

İzleyecek olanlar için keyifli seyirler diliyorum. ^^

Ekşi Elmalar Fragman

Ekşi Elmalar Filminin Fotoğrafları